bir yazı
sana, yazdığım bir yazıyı eklemek istiyorum. dünyaya gelişimize belki biraz nihilistce baksa da, dünyaya gelişimizin formüllerinde sorgulanması gereken sosyolojik aidiyete dem vuruyor. yeni fikirlerle gelen sensin bu arada. ne dersin?
"Bir Yumurtanın Ardından
Ne zordur yaşam. Bir sperm ile yumurta ilişkisi içinde başlayan zigot devremiz, toprağa ulaşmak için yeniden savaşırız. İllaki var olacağım yarışımız bir avuç bez ve ardından okunan dualarla son bulur…
Ebemizin ilk şaklağı hayatta ilk yediğimiz tokat, hayatın ilk deneyimidir. Bir şekilde savaşım sürecimizi başlatan; bir gerdek, çalı dibi, kaza kurşunu ya da sosyal baskılardır… Yaşamdaki demokrasinin tek demokratik olmayan sürecidir dünyaya gelmemiz. Ne sorulmuş, ne de önünüze alternatif konmuştur. Zoraki dayatılmış, önünüze sadece replikler konmuş ve uygulamanız istenmiş yaşamdır. Yaşamak kendi iç çelişkilerinde demokratik olmayan sınıflandırılmış demokrasiden başka bir anlam taşımaz. Bir bakalım yaşamların ana iskeletine.
Doğum… Doğmanız gerektiği için… Okul… Gitmeniz gerektiği için…. Askerlik…. Doğmanızdan kaynaklanan yükümlülük olduğu için… Evlilik… Aynı senaryonun tekrarı için… Ve ölüm… doğmanızdan kaynaklandığı için…
On iki ay kanamalı bir kadından, otuz birden vajinaya akan spermlerin ürünü olarak dokuz ay bir bekleme süresinden sonra neden geldiğimizi sonradan öğreneceğimiz bir dünyanın isyankar çocukları olarak bir ayyaşın geleneğinde sınıflandırılmamış özgür dünyada yaşamak, bir bayrak açmak ve onu dalgalandırmak, demokrasi denilen savsatanın kabul ettiğimiz anlamında demokrasi olması için.
Bir yumurtanın ardından nerelere sürüklendik. Ta ki babamızın o eteğe kasıp kavrulmasından gelen ergenlik istenci, aynı onun babasının- dedesinin koyduğu zor durumların aynadaki benzerleri gibi. Belki sıra bizde. Yüzümüzdeki çizgiler, saçımızdaki beyazlık ve eksilmeler çoğaldıkça “ah ah acaba mı” demekten kendimizi alamayacağımız günlerin arifesinde “bir şu şapkayı önüme koyayım” sorusunda; o yumurtanın ardına bir sperm de ben mi katsam; takvim yapraklarında, yeniden düşünmekte fayda olabilir mi?" (Bir Ayyaşın Not Defteri adlı çalışmamdan) 11/11/2006